·5 dk okuma·psikoloji
Cevap Dilin Ucundayken: Bilmek İstemenin Özel Bir Hali
Dilin ucunda hissiyle cevabı görme isteğini iki deney üzerinden inceleyin; doğru cevapları, anlık seçimi ve bekleme bedelinin sınırlarını ayırın.
Bir ismi söyleyememek ile o ismi birazdan söyleyeceğine inanmak aynı boşluk değildir. İlkinde cevap yoktur; ikincisinde cevabın yakınlığına ilişkin güçlü bir his vardır. Bu his bazen aramayı sürdürmeye, bazen birinden cevabı istemeye yöneltebilir. Fakat kişinin kendi bilgisine ilişkin duygusu, bilginin gerçekten doğru olduğunun garantisi değildir. Dilin ucunda olma durumunu ilginç kılan, erişilemeyen bir sözcük kadar erişimin neredeyse gerçekleşeceği beklentisidir. Merakla ilişkisini incelemek için yalnız hangi cevabın verildiğini değil, cevap sırasında ne hissedildiğini de sormak gerekir. [1]
Janet Metcalfe, Bennett Schwartz ve Paul Bloom'un 2017 araştırması bu ilişkiyi anlık bir seçimle ele aldı. Katılımcılar genel bilgi sorularını yanıtlamaya çalıştıktan sonra cevabın dillerinin ucunda olup olmadığını ve doğru cevabı daha sonra görmek isteyip istemediklerini bildirdi. Araştırma, bellek başarısıyla öznel erişim hissini birbirinden ayırdı. Daha sonra Linus Holm ve Michael Wells'in 2023 sözcük çifti çalışması, benzer hissin bilgi istemeyle ilişkisini farklı bir görevde sınadı. İki çalışmayı birlikte okumak, ilgi çekici bir bağlantıyı bütün koşullarda işleyen bir kurala dönüştürmeden değerlendirmeyi sağlar. [1][2]
Bir anket ile yaşanan an aynı veri değil
2017 makalesinde önce ayrı bir çevrimiçi ankete yer verilir. MTurk üzerinden 127 kişiye, bir sorunun cevabını internette arama isteğinin hangi durumda en güçlü olacağı sorulmuştur. Seçenekler cevabı üretebilmek, kesinlikle bilmemek, gösterilirse tanıyabileceğini hissetmek ve dilin ucunda olma durumudur. Yanıtların yüzde 25'i dilin ucunda seçeneğine, yüzde 39'u kesin bilmeme durumuna, yüzde 31'i tanıyabilme hissine ve yüzde 5'i cevabı üretebilmeye yönelmiştir. [1]
Bunlar gerçek arama geçmişleri değildir. İnsanların varsayımsal koşullarda kendi bilgi arama istekleri hakkında verdikleri yanıtlardır. Bu anketin katılımcıları ile sonraki öğrenci deneyinin katılımcıları da aynı örneklem değildir. Dolayısıyla iki veri arasındaki fark, aynı kişinin kendi zihnini yanlış tanıdığı gösterilmiş gibi anlatılamaz. Anket, genel beklentiyi; deney ise belirli sorular sırasında verilen seçimi ele alır. Aralarındaki karşılaştırma açıklayıcıdır, ama ölçümlerin ve kişilerin farkını silmez. [1]
Beş saniyelik cevap arayışı
Asıl deney Columbia Üniversitesi ve Barnard College'dan 18–29 yaşlarında 46 lisans öğrencisiyle yürütüldü. Her katılımcı 82 genel bilgi sorusuyla karşılaştı. Soru ekranda görünürken deneyci onu yüksek sesle okudu; okuma bittiğinde cevap için beş saniyelik süre başladı. Süre sonunda dilin ucunda olma bildirimi, hemen ardından doğru cevabı sonra görmek isteyip istememe seçimi alındı. Böylece hissin, uzun bir görev tamamlandıktan sonra geriye dönük özetlenmesi yerine cevap arayışının yakınında sorulması amaçlandı. [1]
Soruların yarısında kişi önceden gördüğü dört rakamı aklında tutuyordu; diğer yarısında yıldız işaretleri gösteriliyordu. Cevap ve iki değerlendirme verildikten sonra rakamları veya yıldız gördüğünü bildirmesi gerekiyordu. Soru setlerinin yük koşulları iki grup arasında değiştirildi ve her kişinin soru sırası rastgele düzenlendi. Ancak bu düzen, dilin ucunda hissinin kendisinin araştırmacı tarafından rastgele atandığı anlamına gelmez. His katılımcının bildirimidir; araştırmacı görevin zamanlamasını ve ek hatırlama gereksinimini düzenlemiştir. [1]
Katılımcılara sonunda soruların en fazla yüzde 10'unun cevabını görebilecekleri söylenmişti. Bu sınırlama uygulanmadı: deneyin sonunda bütün cevapları görmelerine izin verildi. Sınır talimatı, ön çalışmada herkesin bütün cevapları istemesi sorununa karşı seçimleri ayrıştırmak için kullanılmıştı. Bu ayrıntı önemlidir; deneydeki istek, kişinin sınırsız bir internet aramasına çıkması veya bilgi için gerçekten para ödemesi değildir. Algılanan sınırlılık altında daha sonra görmek istediği cevapları seçmesidir. [1]
Doğru cevap bile hissi hemen bitirmeyebilir
Genel sonuçta, dilin ucunda hissi bildirilen denemelerde cevabı görme isteği ortalama 0,44; bu his bildirilmeyenlerde 0,18 olarak raporlandı. Hiç cevap üretilemeyen denemeler ayrı ele alındığında değerler 0,45 ve 0,24'tü. Yanlış ya da eksik cevap üretilen durumlarda da aynı yönde ilişki bulundu. Bu ayrım, bütün başarısız yanıtları tek bir bilmeme durumunda birleştirmemek için yapılmıştır. Bir şey söyleyememek ile yanlış bir şey söylemek aynı cevap türü değildir. [1]
Daha şaşırtıcı bulgu doğru cevaplarda ortaya çıktı. Katılımcılar doğru yanıt verdiklerinde de bazen dilin ucunda hissi bildirdiler. Bu alt durumda cevabı sonra görmek isteme olasılığı his varken 0,24, yokken 0,03'tü. Araştırmacılar, kişinin doğru söylediği cevaptan emin olmamasının olası açıklama olduğunu düşünüyor. Ancak bu yorum, o hissin düşük güvenden oluştuğu mekanizmasının ayrıca ölçüldüğü anlamına gelmez. Doğruluk puanı ile öznel çözülmüşlük aynı göstergenin iki adı değildir. [1]
Alt analizler de örneklemin tamamında eşit yoğunlukta veri bulunduğu şeklinde okunmamalıdır. Her katılımcı bütün cevap türü ve yük birleşimlerinde dilin ucunda durumu bildirmemiştir. Makale bu nedenle bazı analizlerde daha düşük serbestlik dereceleri raporlar. Doğru cevaplarla ilgili örüntü önemlidir; fakat onu her öğrencinin her koşulda gösterdiği değişmez bir davranış gibi sunmak, koşullu verinin kapsamını aşar. [1]
Başka görevde daha sınırlı destek
2023 araştırmasının ana konusu geri getirmenin verdiği memnuniyetti; dilin ucunda hissi ve bilgi isteme ilişkisi de sınandı. İngilizce anadili olan katılımcılar bir hafta içinde beş oturumda toplam 100 Svahili–İngilizce sözcük çifti öğrendi. İlk oturumu tamamlayan 70 kişiden 30'u bütün oturumları tamamlayıp analiz ölçütlerini karşıladı. Son testte Svahili sözcüğün İngilizce karşılığı istendi ve birkaç değerlendirmeden sonra dilin ucunda hissi soruldu. [2]
Doğru çeviriyi görmek isteyen kişi beş saniye bekliyordu; istemeyen doğrudan sonraki sözcüğe geçiyordu. Böylece bilgi isteme seçimi gerçek bir zaman bedeli taşıdı. Dilin ucunda hissi bildirilen denemelerde geri bildirim isteği ortalama 0,61; diğerlerinde 0,52'ydi. Sayısal fark aynı yönde olsa da istatistiksel olarak güvenilir bulunmadı; raporlanan p değeri 0,076'ydı. Bu sonuç, iki koşulun eşdeğer olduğunun kanıtı veya 2017 bulgusunun ortadan kalktığı gösterimi değildir. [2]
Görevler farklıdır: genel bilgi arayışı yerine yeni öğrenilmiş çeviriler, deneycinin yönettiği oturum yerine çevrimiçi tekrarlar ve sonra görme talimatı yerine bekleyerek görme seçimi vardır. Bu farklardan hangisinin sonuçlar arasındaki ayrımı oluşturduğu ayrıca yalıtılmış değildir. Bekleme bedelini tek neden ilan etmek de, aynı psikolojik etkinin her yerde bulunacağını söylemek de veriyi aşar. İkinci çalışmadaki yüksek katılımcı kaybı, daha geniş örneklemlere genellemede başka bir sınırdır. [2]
Hissin işlevi hakkında ölçülü sonuç
2017 çalışması, anlık erişim hissinin cevap doğruluğundan ayrı olarak bilgi istemeyle ilişkili olabileceğini gösterir. Bunun evrimsel bir işlevin doğrudan kanıtı, duygunun nedensel etkisinin kesin ölçümü veya uzun vadeli öğrenme başarısının garantisi olduğunu söylemez. Katılımcılara dilin ucunda hissi rastgele verilmemiştir. Merakın rahatsızlığı giderme yönü ve cevabı bulmanın beklenen hazzı, makalede tartışılan açıklamalardır; ayrı biyolojik ölçümlerle kurulmuş sonuçlar değildir. [1]
İki araştırmanın birlikte taşıdığı ders, bilmediğimiz her cevabın aynı psikolojik uzaklıkta olmadığıdır. Bazen kişi cevap üretmiş olsa bile arayışın bittiğini hissetmez; bazen güçlü bir erişim hissi bilgi için beklemeye güvenilir biçimde daha fazla yöneltmez. Öznel yakınlık, nesnel doğruluk ve bilgiye ulaşmanın koşulları ayrı ele alındığında bu sonuçlar çelişkiyi zorla kapatmadan anlaşılır. Dilin ucundaki cevap, yalnız bir bellek başarısızlığı değil, bilgi aramayı incelemek için belirli koşullarda anlamlı bir metabilişsel işarettir. [1][2]
Kaynaklar
[1] Metcalfe, J., Schwartz, B. L. ve Bloom, P. A. (2017). The tip-of-the-tongue state and curiosity. Cognitive Research: Principles and Implications, 2:31. CC BY 4.0.
[2] Holm, L. ve Wells, M. (2023). Reliable retrieval is intrinsically rewarding: Recency, item difficulty, study session memory, and subjective confidence predict satisfaction in word-pair recall. PLOS ONE, 18(10): e0292866. Creative Commons Attribution.
Bu araştırmalar yazarlarına atıfla, özgün Türkçe açıklama ve karşılaştırmayla kullanılmıştır; doğrudan alıntı yapılmamıştır. CC BY 4.0. Ek veriler yeniden analiz edilmemiştir.