·5 dk okuma·psikoloji
Gözle Kulak Farklı Sözcükler Söylediğinde: Dikkatin Zamanlaması
2013 görsel-işitsel sözcük deneyinde dikkat, zaman farkı ve nötr koşulun rolünü inceleyin; kolaylaşma ile yavaşlamayı birbirinden ayırın.
Ekranda bir renk adı görürken başka bir renk adı duymak, iki ayrı bilgiyi aynı anda almak demektir. Görev yalnız duyulan sözcüğe cevap vermekse, ekrandaki yazı gereksizdir; fakat gereksiz olması etkisiz olduğu anlamına gelmez. Üstelik bu etki her zaman yavaşlatma biçiminde ortaya çıkmaz. İki sözcük aynıysa yanıt kolaylaşabilir. Farklıysa, bu kez hangi karşılaştırmaya baktığımız belirleyici olur. Görmezden gelmemiz istenen bilginin katkısını anlamak için yalnız “dikkat dağıldı mı?” sorusu yetmez.
Sarah E. Donohue, Lawrence G. Appelbaum, Christina J. Park, Kenneth C. Roberts ve Marty G. Woldorff’un 2013’te yayımladığı deney, yazılı ve sesli renk sözcüklerinin etkileşimini zamanlarıyla birlikte inceledi. Bu, renkli mürekkeple yazılan sözcüğün mürekkep rengini söylemeye dayalı alışılmış Stroop düzeninin aynısı değildir. Araştırmada yazılar siyah renkteydi. Katılımcıdan bazen duyduğu, bazen gördüğü sözcüğün kimliğini tuşla bildirmesi istendi. Çalışmanın özgün katkısı, iki duyudan gelen bilginin uyumunu, geliş sırasını ve görevde hangi duyunun izleneceğini birlikte değiştirmesidir. [1]
Aynı sözcük, farklı görev
Son analiz iki oturumu tamamlayan on beş sağlıklı, sağ elini kullanan gönüllüye dayanıyordu. Ortalama yaş yaklaşık yirmi üçtü; katılımcılar anadili İngilizce olan, görme keskinliği ve renk görmesi normal kişilerdi. Başlangıçtaki diğer katılımcılardan üçü ikinci oturuma gelmediği, beşi ise yanıt verme oranına ilişkin ölçütü karşılamadığı için dışlandı. Dolayısıyla sonuçları yalnız deneyde adı geçen on beş kişinin yeterince çok denemesinden elde edilmiş bulgular olarak okumak gerekir; çok sayıda deneme, örneklemdeki kişi sayısını büyütmez.
Yanıt seçenekleri kırmızı, yeşil, mavi ve sarı sözcükleriydi. Katılımcılar dört tuştan uygun olanına bastı. Tuşların renklerle eşleşmesi herkes için aynı bırakılmadı; iki farklı eşleşme kullanıldı. Böylece örneğin bir sözcüğün belirli eldeki kolay bir tuşa atanmasının sonuçlara sistemli katkı yapması kontrol edilmeye çalışıldı. Dikkatin işitmeye yöneltildiği bölümde yazı göz ardı edilecek, görmeye yöneltildiği bölümde ise ses göz ardı edilecekti. Aynı tür uyaranların görev açısından yer değiştirmesi, duyusal yönler arasındaki farkın karşılaştırılmasını sağladı. [1]
Üç tür eşleşme vardı. Uyumlu denemede duyulan ve görülen sözcük aynıydı. Uyumsuz denemede öteki duyu, yanıt seçenekleri arasında bulunan başka bir renk adını taşıyordu. Nötr denemede ise dikkat edilmeyecek sözcük, dört tuştan hiçbirine atanmayan bir renk adıydı. Örneğin hedef kırmızıyken başka kanaldaki kahverengi, anlamlı bir sözcüktü ama yanıt tuşları arasında kahverengi yoktu. Nötr sözcüğü, anlamsız ses veya boş ekran demek değildi.
Birkaç yüz milisaniyeyi değiştirmek
Araştırmacılar hedef ile dikkat edilmeyecek sözcüğün başlangıç zamanlarını değiştirdi. İlgisiz sözcük hedeften dört yüz milisaniye önce başlayabilir, aynı anda başlayabilir veya dört yüz milisaniye sonra gelebilirdi. Aradaki değerler yüz milisaniyelik adımlarla düzenlendi. Bu yöntem, iki bilginin yalnız eşzamanlı durumda yarışıp yarışmadığını sormak yerine, aralarındaki zaman farkının etkiyi nasıl değiştirdiğini sınadı.
İki ayrı gün yapılan oturumların birinde zaman farkları blok içinde karışık sırayla verildi; diğerinde aynı blokta hep aynı zaman farkı kullanıldı. Bununla birlikte, denemelerin birinden diğerine başlangıç aralığı değişken tutuldu. Sabit zaman farkı, bütün deneyin her anının tamamen öngörülebilir olması demek değildi. Araştırma ayrıca tek başına görülen veya duyulan hedefler kullandı. Bu koşullar, başka kanaldan hiçbir sözcük gelmediğinde yanıtın ne kadar sürdüğünü gösteren ayrı bir dayanak sundu. [1]
Tepki süreleri doğru yanıtlardan hesaplandı; yanıt için hedef başlangıcından itibaren iki yüz ile bin iki yüz milisaniye arasında bir aralık kabul edildi. Bu sınırların dışında kalan doğru yanıtların yaklaşık yüzde ikisi analizden çıkarıldı. Dolayısıyla ortalamalar kişinin bütün davranışını tek sayıya indirmiyordu. Hatalı yanıtlar ve kabul edilen zaman aralığı dışındaki tepkiler, süre hesabının tanımından ayrılıyordu. Doğruluk ayrıca incelendi.
Daha büyük farkın hangi parçası büyüdü?
Genel olarak yazılı hedeflere yanıtlar, sesli hedeflere yanıtlardan daha hızlıydı. Uyumsuz ve uyumlu koşullar arasındaki toplam süre farkı da işitsel hedef izlenirken daha büyüktü: ortalama yaklaşık elli altı milisaniye, görsel hedef izlenirken yaklaşık yirmi dört milisaniye. Bu, görsel sözcüğün işitsel göreve daha büyük toplam etki yaptığını gösteriyordu. Fakat bu toplam farkın tamamını “daha fazla zarar” diye adlandırmak yanıltıcıdır. [1]
Nötr koşul araya konduğunda ayrıntı ortaya çıktı. Uyumlu koşulun nötre göre hızlandırması, uyumsuz koşulun nötre göre yavaşlatmasından daha büyüktü. Üstelik bu küçük yavaşlatma bileşeninin iki duyusal yön arasındaki farkı anlamlı bulunmadı. Toplam uyum farkının büyümesi, büyük ölçüde uyumlu bilginin sağladığı kolaylaşmayla ilişkiliydi. Bu nedenle deney, yalnız dikkat dağıtan girdinin engellenemediğini değil, görev dışındaki uygun girdinin yanıtı destekleyebildiğini de anlatır.
Nötr ile tek başına hedef koşulu da birbirinin yerine geçmez. Kahverengi gibi yanıt tuşuna bağlanmamış bir sözcük yine okunabilir veya anlaşılabilir. Başka duyudan hiç sözcük gelmemesi ise bu anlamlı girdiyi ortadan kaldırır. Yazarlar, tek başına hedefi karşılaştırma noktası yapmanın kolaylaşma ve yavaşlama dengesini farklı göstereceğini tartışıyor. Buradan çıkarılacak yöntem dersi somuttur: bir deneyin “nötr” koşulunda gerçekte ne bulunduğunu bilmeden, ölçülen etkinin yalnız adı üzerinden yorum yapamayız.
İlk gelen bilgi ve yanıtın oluşması
Uyumla ilişkili toplam etkiler, ilgisiz sözcük önce geldiğinde daha büyüktü ve sonra geldikçe azaldı. Hedeften sonra gelen girdinin de belirli zaman aralıklarında etkili olabilmesi, hedefin görülmesi veya duyulmasıyla yanıt işleminin hemen bitmediğini düşündürür. Bununla birlikte çalışma, beyindeki her basamağın yerini veya zamanını doğrudan ölçmedi. Tuşa basma süresi, çeşitli işlemlerin sonunda elde edilen davranışsal sonuçtu.
Erken gelen nötr sözcükler için de süre avantajı görülmesi, yalnız anlam uyumunun yeterli açıklama olmadığını gösterir. Önce bir uyaran gelmesi, yaklaşan hedef için genel uyarılma sağlayabilir. Yazarlar bu katkıyı, aynı sözcüğün iki kanalda tekrarlanmasının özel kolaylaştırıcı katkısından ayırarak tartışıyor. Ayrıca işitsel sözcük zaman içinde seslendirilirken yazılı sözcük bütünüyle başlangıçta görünür. Görmenin her görevde işitmeden üstün olduğunu ilan etmek, bu deneyin sözcük sunumuna özgü koşullarını gözden kaçırır. [1]
Kanıtın taşıdığı sonuç
Bu küçük örneklemli davranış deneyinin sağlam mesajı, farklı duyuların etkisinin yalnız birbiriyle uyuşup uyuşmamasına bağlı olmadığıdır. Hangi kanala yanıt verildiği, bilginin ne zaman geldiği ve karşılaştırma koşulunun anlamlı bir sözcük içerip içermediği birlikte önem taşır. Sabit ve karışık zaman düzenleri arasında ana analizlerde belirgin fark bulunmaması da zaman beklentisinin hiçbir koşulda işe yaramadığını kanıtlamaz; makale uç zaman farkındaki ek analizleri ayrıca tartışır.
Sonuçları bir dikkat bozukluğu tanısı, kişinin genel zekâ puanı veya çoklu ortamda çalışmanın evrensel reçetesi olarak kullanmak için dayanak yoktur. Deneyin değeri daha özgüldür: görev dışı bilgi bazen yardımcı, bazen rakip olabilir ve bu iki katkıyı ayırmak için doğru referans gerekir. Dikkatin başarısı, çevrede yalnız tek bilgi bulunmasıyla değil, birden çok bilgiden görev için gereken yanıtın nasıl oluşturulduğuyla da anlaşılır.
Kaynaklar
[1] Donohue, S. E., Appelbaum, L. G., Park, C. J., Roberts, K. C. ve Woldorff, M. G. (2013). “Cross-Modal Stimulus Conflict: The Behavioral Effects of Stimulus Input Timing in a Visual-Auditory Stroop Task.” PLOS ONE, 8(4), e62802. Açık erişim, Creative Commons Attribution. Özgün anlatım ve yorumla kullanılmıştır. https://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0062802