ethruna|forum tüm yazılar English ethruna.com

·5 dk okuma·psikoloji

Harcananı Kurtarma Duygusu: Batık Maliyette Kararın İki Ayrı Sorusu

Batık maliyet kararlarında duruma bağlı duyguyu inceleyin; geçmiş yatırım, gerekçe üretme ve zihinsel yük bulgularını nedensellik sınırlarıyla değerlendirin.

Bir uğraşa harcanmış zaman geri gelmez; yine de bırakmak, o zamanı şimdi kaybediyormuşuz gibi hissettirebilir. Kararın önünde iki ayrı soru durur: Bundan sonra hangi seçenek daha iyi olacak ve geçmişte yapılan yatırımın boşa gitmesi nasıl hissettiriyor? Bu sorular aynı anda ortaya çıktığında, gelecek için verilen cevap geçmişe ilişkin duygunun etkisini taşıyabilir. Batık maliyet araştırmaları, devam etmenin her zaman yanlış olduğunu değil, geri alınamayacak bir harcamanın sonraki tercihi nasıl değiştirebildiğini inceler.

Koen A. Dijkstra ve Ying-yi Hong'un 2019 tarihli çalışması, bu ayrımı kararın kendisinden doğan duygular üzerinden ele aldı. Dört araştırmada katılımcılar varsayımsal durumları okuyup nasıl hissettiklerini ve ne yapmayı tercih edeceklerini bildirdi. Çalışma, yalnız genel olarak kötü bir ruh halinde olmakla, belirli bir uğraşı bırakma düşüncesinin yarattığı olumsuz duyguyu ayırmaya çalıştı. Bulgular bu duyguyla devam etme eğilimi arasında ilişki gösterdi; ancak özellikle zihinsel yük deneyindeki ortalamalar, anlatının basit bir tavsiyeye dönüştürülmemesi gerektiğini de ortaya koydu. [1]

Geçmişteki bilgi ile geri alınamayan maliyet aynı değildir

Batık maliyet denilen şey, hangi seçenek seçilirse seçilsin artık geri kazanılamayacak kaynaktır. Bunun karar için önemsiz sayılması, geçmişte olan her şeyi unutmak gerektiği anlamına gelmez. Önceki deneyim gelecekteki başarı beklentisini değiştirebilir. Geçişin yeni bir maliyeti bulunabilir veya mevcut işin gelecekte sağlayacağı yarar gerçekten daha yüksek olabilir. Bunlar, yalnız harcanmış olduğu için geçmişteki bedeli kurtarma isteğinden farklı gerekçelerdir.

Bu nedenle devam etme davranışının kendisi, bağlamdan bağımsız bir hata etiketi değildir. Araştırmadaki karşılaştırma, seçeneklerin geleceğe ilişkin özellikleri benzerken önceki yatırımın değiştirilmesine dayanır. Daha önce para veya zaman harcamış olmak, ilerideki tercihi tek başına daha çekici kılıyorsa açıklanması gereken bir fark ortaya çıkar. Burada belirli bir kişinin gerçek mali kararına ilişkin öneri değil, deneyde hangi ilişkinin sınandığı söz konusudur. [1]

Genel ruh hali yerine duruma bağlı tepki

Araştırmacılar duruma bağlı duyguyu, kararın hedefiyle ilgisiz kaynaklardan gelen duygudan ayırdı. Bir hikâyeyi okurken onun yarattığı rahatsızlık, o gün genel olarak keyifsiz olmaktan farklı bir ölçüm hedefidir. İkisi birlikte bulunabilir; fakat aynı kavram değildir. Çalışmada duygu, her senaryonun ardından değerlendirildiği için tepkinin belirli karar bağlamıyla ilişkisi incelenebildi.

İlk araştırmaya Hong Kong Çin Üniversitesinden seksen dokuz öğrenci katıldı; duygu puanlarına ilişkin aykırı değer ölçütüyle üç kişi analizden çıkarıldı. On varsayımsal durumda önce duygu, sonra tercih soruldu. Duygu ölçeğinde düşük puan daha olumsuz his, tercih ölçeğinde düşük puan batık maliyet seçeneğine daha güçlü yönelim anlamına geliyordu. Bu yönleri açık tutmak önemlidir: Daha yüksek tercih puanı, daha fazla yanılgı değil, araştırmacıların normatif olarak uygun gördüğü seçeneğe yakınlık demekti. [1]

İki ölçek arasında pozitif ilişki bulundu. Başka deyişle, daha olumsuz tepkiyle birlikte geçmiş yatırımı sürdürme eğilimi artıyordu. Bu bir ilişkidir; yalnız iki öz bildirimin birlikte değişmesinden duygunun tek başına davranışa neden olduğu çıkarılamaz. Aynı kişi hem durumun ne kadar kötü olduğunu hem nasıl davranacağını değerlendiriyordu. Üstelik tercih gerçek bir kaynağın kullanılmasıyla değil, senaryoya verilen cevapla ölçülmüştü. [1]

Aynı duruma yatırım eklenince

İkinci araştırma, aynı kişilere önceki yatırımın bulunduğu ve bulunmadığı ya da daha küçük olduğu benzer durumlar sundu. Örneklerden biri sıkıcı bulunan bir televizyon filmiydi: Bir sürümde önceden ödeme yapılmış, diğerinde ödeme bilgisi verilmemişti. Başka bir çiftte ilgi kaybedilen hobi projesinin geçmişi beş yıl ile bir ay arasında değişiyordu. Dolayısıyla bütün karşılaştırmalar tam anlamıyla sıfır yatırım ile yatırım değildi; bazıları yatırımın miktarını değiştiriyordu. [1]

Altmış çevrimiçi katılımcı toplandı ve belirtilen aykırı değer dışlamalarından sonra elli yedi kişi kaldı. Önceki yatırımın bulunduğu durumlarda daha fazla sürdürme eğilimi ve daha olumsuz duygu bildirildi. İstatistiksel aracılık analizi de yatırım farkı, duygusal tepki farkı ve tercih farkı arasında dolaylı bir ilişkiyle uyumluydu. Ancak duygunun bağımsız biçimde rastgele değiştirilmemiş olması, bu analizin kesin bir nedensel mekanizma gösterisi olarak okunmasını engeller. [1]

Gerekçe üretmek neyi değiştirmiş olabilir?

Üçüncü araştırmada bir gruptan karar gerekçelerini bir dakika düşünmesi ve birini yazması istendi. Karşılaştırma grubuna ise fazla düşünmeden yanıt vermesi söylendi. Gerekçe grubunun tercihleri ortalamada daha az batık maliyet yönelimliydi; bildirilen istatistiksel kanıt sınırdaydı. Gruplar duygu puanlarında da farklılaşıyordu. Ancak bu düzenek, yalnız gerekçe yazmanın saf etkisini eşit süreli ve eşit yönergeli bir koşulla karşılaştırmıyordu. [1]

Raporlamadaki bir ayrıntı ayrıca dikkat ister. Yöntem bölümünde duygu ölçümü, gerekçe düşünme yönergesinden önce anlatılır; tartışmada ise gerekçenin duyguyu daha az olumsuz kılması üzerinde durulur. Bu sıralama belirsizliği çözülmeden, bir dakikalık düşünmenin önceden ölçülmüş duyguyu değiştirdiği kesin biçimde söylenemez. Grup farkını kaydetmek başka, farkın hangi zaman sırasıyla oluştuğunu kanıtlamak başkadır. Metin bu ayrımı kapatacak ek bir doğrulama sağlamaz. [1]

Zihinsel yükte ortalama ile ilişkiyi karıştırmamak

Dördüncü araştırmada katılımcılar karar sorusunu yanıtlarken üç çarpı üç kareli bir alandaki işaret düzenini akılda tuttu. Kolay ve zor koşullarda alanın büyüklüğü aynıydı; hatırlanacak örüntü farklıydı. Önce örüntü gösteriliyor, sonra senaryo, duygu ve tercih soruları geliyor, en sonunda işaretlerin yerleri yeniden kuruluyordu. Böylece karar sırasında başka bir bilgiyi koruma yükü oluşturuldu. [1]

Yüksek yük grubunda duygu ile tercih arasındaki ilişki daha güçlüydü. Fakat aynı grubun ortalama tercihleri, düşük yük grubuna göre daha az batık maliyet yönelimliydi. İki bulgu birbiriyle zorunlu olarak çelişmez. Grup içindeki kişiler arasında iki değişkenin ne kadar birlikte değiştiği, grubun ortalama puanının ne kadar yüksek olduğu sorusundan farklıdır. Güçlü ilişki, grubun genel olarak daha çok hata yaptığı anlamına gelmez.

Bu nedenle araştırmanın tartışmasındaki zihinsel yükü azaltmanın koruyucu olabileceği önerisi, ortalama sonuçların doğrudan kanıtladığı evrensel bir kural gibi aktarılmamalıdır. Çalışma, yük altındaki duygunun tercihle bağlantısına ilişkin kanıt sunar; fakat gösterilen ortalama yön, basitçe daha fazla yük daha fazla yanılgı demeye izin vermez. Bu ayrıntı, istatistiksel açıklamayı gündelik öğüde çevirirken kaybolabilecek en önemli sınırlardan biridir. [1]

Karar araştırmasından çıkarılabilecek ölçülü sonuç

Dört araştırma, geçmiş yatırımın yarattığı duygunun karar değerlendirmesine eşlik edebildiğini gösterir. Buna rağmen varsayımsal tercihleri uzun süre izlenmiş gerçek davranışlarla eşitlemek doğru olmaz. Öz bildirimler, aykırı değer dışlamaları, örneklem büyüklükleri ve ölçüm sırası sonuçların yorumunu etkiler. İkinci araştırmanın katılımcı sayısının kendi güç hesabındaki hedefin altında kalması da kesinlik anlatısına eklenmemelidir. [1]

Kanıtın yararlı kıldığı ayrım, geçmişte kaybedileni hissetmekle gelecekteki seçeneğin değerini değerlendirmek arasındadır. Duyguyu yok saymak veya her devam kararını hata saymak bu ayrımı çözmez. Daha iyi soru, verilen gerekçenin gelecekteki sonuca mı, yoksa geri alınamayacak yatırımı kayıp saymama isteğine mi dayandığıdır. Araştırmanın sınırları korunursa batık maliyet, insanları düşüncesiz ilan eden bir etiket olmaktan çıkar; aynı karar içinde farklı bilgilerin ve duyguların nasıl birleştiğini inceleyen somut bir probleme dönüşür. [1]

Kaynaklar

[1] Dijkstra, K. A. ve Hong, Y.-y. (2019). The feeling of throwing good money after bad: The role of affective reaction in the sunk-cost fallacy. PLOS ONE, 14(1), e0209900. https://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0209900

Kaynak çalışma Creative Commons Atıf lisanslıdır: https://creativecommons.org/licenses/by/4.0/ Bu makale özgün açıklama ve eleştirel değerlendirmedir; kaynak metnin resmi çevirisi değildir.

ilgili yazılar