ethruna|forum tüm yazılar English ethruna.com

·5 dk okuma·mitoloji

İzanagi ve Yomi: Geri Getirme İsteğinden Sınır Koymaya

Kojiki’de Yomi yolculuğu: bekleme ve bakma koşulu, kaçış araçları, üç şeftali, kaya ve ölüm-doğum sözleri üzerine kaynaklı anlatı.

Bir kapının önüne giden İzanagi, dünyayı yeniden yapmayı değil, yarım kalan işi birlikte sürdürmeyi ister. İzanami'ye söylediklerinin merkezinde ortaklaşa oluşturdukları ülkelerin henüz tamamlanmamış olması vardır. Bu başlangıç, Yomi yolculuğunu yalnız karanlık bir yerde karşılaşılan korkuların hikâyesi olmaktan çıkarır. Önce bir geri çağırma isteği vardır. Sonra bekleyiş, bakma yasağı ve kaçış gelir. Sonunda geri dönüş arayışı, iki tarafı ayıran bir sınıra dönüşür. Yolun amacı ile vardığı sonuç aynı değildir.

Bu yazı, Kojiki'nin Basil Hall Chamberlain'in 1882 tarihli İngilizce çevirisindeki dokuzuncu ve onuncu bölümleri izler. Çevirmen Yomi için “Hades” sözcüğünü kullanır; bu yazıda Japon adı korunur. Bu çeviri tercihi, anlatının Yunan yeraltı dünyasıyla özdeş olduğunu söylemez. Kapı, yemek, tarak, meyve ve kaya bu belirli anlatının kendi sırasını kurar. O sırayı izlemek, benzer görünen yeraltı yolculuklarını tek bir öyküye dönüştürmemeyi sağlar. [1][2]

Tamamlanmamış ülkeler için bir çağrı

İzanagi, İzanami'yi yeniden görmek için Yomi'ye gider. İzanami onu karşılamak üzere kapıya çıktığında, birlikte oluşturdukları ülkelerin yapımının bitmediğini söyleyerek geri dönmesini ister. İstek geçmişteki ortaklıkla ilgilidir; yalnız gördüğü kişinin yeniden yanında bulunmasını değil, ortak işin devamını amaçlar. Ancak İzanami daha önce gelinmemiş olmasına üzülür ve Yomi'nin yemeğini yediğini belirtir. Bu bilgi, geri dönmenin artık yalnız iki kişinin isteğiyle çözülemeyeceğini gösteren ilk engeldir. [1]

İzanami yine de dönmek istediğini söyler; Yomi tanrılarıyla görüşecektir. Dolayısıyla metin bu anda bütün ihtimalleri kesin olarak kapatmaz. İstek ile başvurulması gereken başka bir düzen yan yana durur. Okur bir müzakerenin sonucunu beklemeye yöneltilir. Buradan geri dönme izninin verildiğini de, her koşulda imkânsız olduğunu da erkenden söyleyemeyiz. Anlatının gerilimi, henüz sonuçlanmamış bir görüşme aralığındadır.

Beklemenin koşulu: Bakmamak

İzanami içeri girmeden önce kendisine bakılmamasını ister. Uzun süre geri gelmeyince İzanagi bekleyemez. Saçının sol yanındaki tarağın bir ucunu kırıp ışık olarak yakar ve içeri girerek bakar. Bu hareket, belirsizliği kendi gözleriyle çözme isteğini gösterir; aynı zamanda açıkça söylenmiş koşulu bozar. Hikâyede ışık burada hemen kurtuluş değildir. Görünmeyeni açığa çıkaran araç, karşılaşmanın yönünü değiştirir. [1]

İzanagi, ölümün bedendeki etkileriyle ve orada bulunan sekiz gök gürültüsü tanrısıyla karşılaşır. Kaynağın ayrıntılı bedensel tasvirini büyütmeden de sahnenin sonucu anlaşılabilir: Gördüklerinden korkarak kaçar. İzanami ise kendisinin utandırıldığını söyler. Aynı bakış iki farklı deneyimle anlatılır; birinde dehşet, diğerinde incinme ve teşhir edilme vardır. Olayı yalnız meraklı kişinin cezalandırılması diye özetlemek, bu karşılıklı tepkiyi daraltır.

Kaçışın ilk araçları

İzanami'nin gönderdiği Yomi takipçisi İzanagi'nin peşine düşer. İzanagi siyah başlığını yere atar; başlık üzüme dönüşür. Takipçi bunları toplarken kaçış sürer. Ardından saçının sağ tarafındaki tarağı kırıp yere atar; bu kez bambu filizleri oluşur. Onların toplanması da bir zaman aralığı açar. İki nesne, iki ayrı engel olarak kullanılmıştır. Sol tarağın ışık için kullanılmasıyla sağ tarağın kaçışta kullanılması, metnin somut ayrımlarındandır. [1]

Bu meyve ve filizler bir savaşın sonunu hemen getirmez. İlk takipte kısa süreli gecikmeler yaratırlar. Bir nesnenin dönüşümü, yolcunun kaçabileceği kadar zaman sağlar. Sahne bu nedenle yalnız güç karşılaştırması değildir; peşindekinin dikkatini ve hareketini başka bir işe yönelten bir kaçış düzenidir. İzanagi'nin kişisel eşyaları, artık yanında taşıdığı şeyler olmaktan çıkarak yolun üzerinde kalan engellere dönüşür.

Üç şeftalinin farklı işi

Daha sonra sekiz gök gürültüsü tanrısı ve Yomi savaşçıları takibe katılır. İzanagi kılıcını arkasına doğru savurarak kaçmayı sürdürür. Geçidin dibine ulaştığında orada yetişen üç şeftaliyi alır ve takipçilerine karşı kullanır; onlar geri çekilir. Üzüm ve bambu filizleri geciktirirken, şeftaliler bu aşamadaki kovalamayı geri döndürür. Aynı anlatıda yiyecekler bulunması, hepsinin aynı görevi yaptığı anlamına gelmez. [1]

İzanagi şeftalilere, kendisine yardım ettikleri gibi zor duruma düşen yaşayan insanlara da yardım etmelerini söyler ve onlara kutsal bir ad verir. Anlatı, yolcunun yaşadığı tek olaydan daha geniş bir koruma görevine geçer. Bu sözün metindeki işlevi, yardım eden nesnenin bundan sonra hangi anlamla anılacağını açıklamaktır. Onu beslenmeyle elde edilen bir sağlık etkisi diye çevirmek, mitolojik görevlendirmeyi bambaşka bir iddiaya dönüştürür. Şeftaliler burada deneysel bir tedavi değil, anlatı içinde yardım eden ve adlandırılan varlıklardır.

Son takip ve araya giren kaya

En sonunda İzanami kendisi takibe çıkar. İzanagi büyük bir kayayla geçidi kapatır; ikisi kayanın karşı taraflarında durarak ayrılık sözleri söyler. Başta karşılaşma için açılan yol, sonda yeniden karşılaşmayı önleyen sınır haline gelir. Kaya yalnız koşmayı durduran bir engel değildir. İki tarafın artık nerede duracağını belirleyen nesnedir. Birlikte tamamlanması istenen işin yerine, ayrı konumlardan konuşulan bir düzen gelir. [1]

Chamberlain'in dipnotu, ayrılık ifadesinin tam anlamının belirsizliğini açıklar. Bu yüzden sahneyi ayrıntıları kesin bilinen tarihsel bir boşanma töreni olarak sunmak uygun değildir. Metnin açık kısmı yeterlidir: Bir kaya araya konur, taraflar birbirinden ayrılır ve karşılıklı sözlerle bundan sonraki ilişkinin sınırı belirtilir. Anlatısal anlam ile tarihsel kurum hakkında iddia aynı kanıtı gerektirmez.

Sayıların anlattığı ölüm ve doğum

İzanami, böyle davranılırsa günde bin kişiyi öldüreceğini söyler. İzanagi buna günde bin beş yüz doğum yeri kuracağını söyleyerek karşılık verir; metin günlük ölümler ve doğumlar arasında bu farkı kurar. Bu sayılar, ayrılan iki tarafın dünyadaki yaşamın sürmesiyle ilişkisini genişletir. Başlangıçta kendi ortak işlerini konuşan kişiler, sonunda yaşayan insanların ölüm ve doğum düzenini anlatan sözler verir. [1]

Buradaki rakamlar nüfus kaydından alınmış gözlem değildir. Mitolojik anlatı, kayba karşı yaşamın devamını daha yüksek bir sayıyla ifade eder. Sayıları gerçekten ölçülmüş demografik oranlar gibi okumak, ne metindeki konuşmaya ne araştırma kanıtına uygundur. Ancak sırf bu nedenle rakamları önemsiz saymak da gerekmez. Bin ile bin beş yüz arasındaki fark, karşılıklı sözlerin yönünü ve anlatının yaşamı sürdürme vurgusunu görünür kılar.

Geçitten sonra bitmeyen dönüş

Onuncu bölümde İzanagi, geldiği ülkeyi kirli olarak niteleyip kendisini arındırmaya karar verir. Üzerindekileri çıkarır, suyun üst bölümünü fazla hızlı ve alt bölümünü fazla yavaş bulduktan sonra orta bölümde yıkanır. Çıkarılan eşyalar ve yıkanma eylemleri sırasında yeni tanrılar ortaya çıkar. Böylece geri dönüş yalnız tehlikeden uzaklaşmakla tamamlanmaz; üzerinde taşıdığı geçmişten ayrılma ve yeni bir oluşum sahnesiyle devam eder. [2]

Kanıta dayalı kapanış: Bir sınırın kurulması

Bu okuma, tarihsel çevirinin kapıdaki konuşması, yemek engeli, bekleme koşulu, iki tarağın farklı kullanımı, üç şeftali, kaya, sayılar ve arınma sırasına dayanır. Çevirmenin belirsiz ayrılık sözcüğünü kesin bir tören bilgisine dönüştürmez. Kirlenme ve kutsal yardım gibi kavramlar, anlatıdaki kişilerin eylem ve sözleri olarak değerlendirilir; ölümün biyolojik açıklaması veya güncel davranış önerisi yapılmaz.

Yomi yolculuğunun özgün hareketi, birini geri getirme isteğinin yolun sonunda ayrılık sınırı kurmasına dönüşmesidir. Beklenen birleşme gerçekleşmez. Buna karşılık geçit kapanır, yaşamın devamına ilişkin söz verilir ve yaşayan tarafa dönen kişi arınır. Hikâye yalnız yanlış bakışın sonucu değil, başlangıçtaki hedef kaybolduğunda dünya düzeninin başka bir ilişkiyle sürdürülmesinin anlatısıdır.

Kaynaklar

  1. Kojiki, Basil Hall Chamberlain'in 1882 tarihli kamu malı çevirisi, Bölüm IX: Yomi ülkesi. Ana metin ve özellikle Yomi, yemek, tarak, kaya, ayrılık ve doğum sözlerine ilişkin dipnotlar doğrudan incelenmiştir.
  2. Aynı eser, Bölüm X: İzanagi'nin arınması. Eşyaların çıkarılması, suyun seçimi ve yeni tanrıların oluşması. Modern ansiklopedi anlatısı veya günümüz töreni betimi kullanılmamıştır.

ilgili yazılar