ethruna|forum tüm yazılar English ethruna.com

·5 dk okuma·psikoloji

Kaç Dakika Geçti, Zaman Nasıl Geçti? Doğa Fotoğrafları ve Bekleme Tercihi

Doğa fotoğraflarıyla yapılan bir deneyde dakika tahmini, zamanın akış hissi ve gecikmeli para tercihinin neden aynı sonucu vermediğini inceleyin.

Bir oturumun sonunda size iki soru sorulabilir: Kaç dakika geçtiğini düşünüyorsunuz ve zaman ne kadar hızlı geçti? Birincisine sayı, ikincisine bir his bildirerek yanıt verirsiniz. Birbirine yakın görünen bu yanıtların aynı bilgiyi taşıması gerekmez. Meredith S. Berry ve çalışma arkadaşlarının 2015 araştırması, doğa fotoğraflarına bakmanın zaman değerlendirmeleri ve daha sonraki bir ödülü bekleme tercihiyle ilişkisini incelerken bu farkı görünür kılıyor. Çalışmanın ilginç yanı, bütün zaman ölçülerinin tek bir sonuca varmaması. [1]

Araştırmanın başlığı, doğal ortamların öznel zamanı uzatması ve dürtüselliği azaltması gibi geniş bir izlenim verebilir. Deneyin ölçtüğü daha belirliydi: üniversite öğrencilerinin ekranda gördükleri fotoğraflar, varsayımsal para seçimleri ve farklı zaman sorularına verdikleri yanıtlar. Buradan doğada geçirilen her sürenin kişiyi kalıcı olarak daha sabırlı yaptığı sonucuna geçmek mümkün değildir. Önce hangi sorunun hangi bulguyla yanıtlandığını ayırmak gerekir. [1]

Dışarıda yürümek değil, ekranda görmek

Deneye kırk beş öğrenci katıldı; iki kişinin para tercihleri belirlenen sistematiklik ölçütünü karşılamadığı için çözümlemede kırk üç kişi kaldı. Doğa koşulunda yirmi iki, yapılaşmış çevre koşulunda yirmi bir kişi vardı. Koşullara blok rastgeleleme yöntemiyle atama yapılmıştı. Katılımcılar sakin bir odada bilgisayar başında çalışıyor, görünür saat, telefon veya kol saati kullanmıyordu. [1]

Bir gruba dağ, orman veya göl gibi doğal sahnelerin, diğerine bina, şehir veya yol gibi yapılaşmış çevrelerin fotoğrafları gösterildi. Para seçimleri başlamadan önce yirmi beş fotoğrafın her biri on saniye sunuldu; gecikme blokları arasında da aynı kümeden fotoğraflar gösterildi. Dolayısıyla müdahale bir park yürüyüşü değildi. Gerçek çevreye ilişkin önceki araştırmalar makalede tartışılsa da, bu deneyde değiştirilen şey bilgisayarda görülen görüntü koşuluydu. [1]

Bu sınır, fotoğraf etkisini önemsizleştirmez. Ekrandaki görüntüler bile kararların alındığı bağlamın parçası olabilir. Fakat hareket, hava, ses, koku veya sosyal etkileşim gibi dışarıdaki yaşantının diğer bileşenleri bu düzenin içinde ayrı ayrı sınanmış değildi. Bir fotoğraf deneyinin sonucunu bütün bir günlük yaşam deneyimiyle eşitlemek, hangi değişkenin gerçekten değiştirildiğini belirsizleştirir.

Şimdiki tutar, sonraki tutarla karşılaşıyor

Para görevinde katılımcılar şimdi alınabilecek bir tutarla, daha sonra alınabilecek yüz dolar arasında seçim yaptı. Bunlar gerçek ödemeler değil, varsayımsal sonuçlardı. Her gecikmenin ilk seçiminde şimdi elli dolar ile gecikmeli yüz dolar karşılaştırılıyordu. Sonraki seçimlerde hemen alınabilecek miktar kişinin yanıtına göre ayarlanıyordu. Bu yöntem, daha sonraki ödülün öznel değerine yaklaşmayı amaçlıyordu; herkese aynı tek soruyu sorup sabırlı veya sabırsız etiketi vermiyordu. [1]

Gecikmeler bir günden yirmi beş yıla uzanıyordu. İlerideki ödülün öznel değerinin gecikmeyle ne kadar düştüğü, gecikme indirgeme ölçüleriyle değerlendirildi. Kullanılan k parametresinde daha yüksek değer daha güçlü indirgemeye, eğri altındaki alan ölçüsünde daha yüksek değer daha zayıf indirgemeye karşılık geliyordu. İki gösterge de aynı tercih dizisinden hesaplanıyordu; sonuçlarının uyuşması iki bağımsız deney yapıldığı anlamına gelmez. [1]

Doğa fotoğrafları gören grupta gecikmeli paranın değeri daha az düşüyordu. Bu sonuç görev içindeki daha az aceleci tercihle uyumluydu. Fakat yaşamın bütün alanlarında daha iyi özdenetim kazanıldığını göstermiyordu. Kişinin maddi gereksinimleri, gerçek ödeme güvenilirliği veya farklı günlük kararlar bu deneyin konusu değildi. Varsayımsal seçimin ölçüsü ile kalıcı kişilik özelliği aynı kapsamda değildir. [1]

Birinci zaman sorusu: Dakika tahmini

Araştırmacılar gerçek oturum sürelerini de karşılaştırdı; grupların ortalama süreleri arasında anlamlı fark yoktu. Buna rağmen doğa fotoğrafı grubundakiler, başlangıçtan beri daha fazla dakika geçtiğini tahmin etti. Burada uzayan şey deneyin saatte ölçülen süresi değil, katılımcıların sayısal süre tahminiydi. Sayıyla verilmesi bu tahmini nesnel saat kaydına dönüştürmez; yalnız gerçek geçen süreyle karşılaştırılabilir bir yanıt sağlar. [1]

Önemli bir ayrıntı, dakika tahminiyle para tercihleri arasında anlamlı ilişki bulunmamasıydı. Doğa koşulu hem daha uzun dakika tahmini hem daha zayıf gecikme indirgemesiyle ilişkili olsa da, daha çok dakika bildiren kişilerin mutlaka daha sonraki ödülü daha fazla tercih ettiği gösterilmedi. İki grup farkını yan yana koymak, bunlardan birinin diğerine neden olduğunu kanıtlamaz. Beklenen mekanizmanın bir halkası bu ölçüyle kurulmamıştı. [1]

İkinci soru: Zamanın akış hissi

Başka bir soruda kişiler, zamanın hızlı uçup gitmesi ile ağır ilerlemesi arasında değerlendirme yaptı. Bu yanıt, kaç dakika geçtiği sorusundan farklıydı. Doğa grubunun ortalama yönelimi zamanın daha ağır geçtiği yönünde olsa da, koşullar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı değildi. Bu yüzden bütün katılımcılarda doğanın zamanı ağırlaştırdığı gibi kesin bir cümle kullanılamaz. [1]

Öte yandan bu akış hissi, para tercihlerinden hesaplanan eğri altındaki alanla anlamlı bir ilişki gösterdi. Aynı ilişki k parametresiyle yapılan karşılaştırmada anlamlı düzeye ulaşmadı. Bulguyu anlatırken yalnız olumlu eşleşmeyi seçmek, kullanılan ölçütler arasındaki farkı gizler. Bir zaman sorusu koşulları ayırırken para tercihiyle ilişkilenmiyor, diğeri para ölçülerinden biriyle ilişkilenirken koşulları açık biçimde ayırmıyordu. [1]

Üçüncü soru: Çok kısa süreleri ayırmak

Katılımcılar ayrıca kısa sunumları sınıflandırdıkları bir zaman görevi yaptı. Burada fotoğrafların gösterim süresinin, saniyenin onda dördü ile bir virgül altı saniyelik referanslardan hangisine daha yakın olduğu değerlendiriliyordu. Bu kısa süre görevinde doğa ve yapılaşmış çevre koşulları arasında fark veya para indirgemesiyle ilişki bulunmadı. Uzun oturumun dakika tahminiyle kısa bir görüntünün süresini ayırmak aynı işlem olarak görünmüyordu. [1]

Bu sonuç, zihnin tek bir saatinin her durumda aynı miktarda yavaşladığını söyleyen basit bir açıklamaya uymaz. Aynı çalışmada süre tahmini, akış hissi ve kısa aralık ayrımı farklı örüntüler verdi. Bunların her biri zaman hakkında bir yargıdır; fakat sorunun biçimi, değerlendirilen süre ve yanıtın dayandığı bilgi değişir. Ortak bir ad kullanılması, bütün ölçülerin birbirinin yerine geçmesini sağlamaz.

Mekanizmayı açık bırakmak

Araştırmacılar dikkat ve uyarılmışlık gibi başka süreçlerin de rol oynayabileceğini tartıştı; bunlar bu deneyde ölçülmemişti. Üstelik uzun süre yargıları seçimlerden sonra alınıyordu. Bu nedenle para tercihlerinin veya oturumda yaşananların süre tahminini etkilemesi olasılığı da tamamen dışlanamaz. Doğa fotoğrafı, daha uzun öznel zaman ve daha sabırlı karar arasında tek yönlü bir neden zinciri kurulmuş değildir. [1]

Küçük öğrenci örneklemi ve iki fotoğraf koşulu da genellemeyi sınırlar. Nötr bir üçüncü koşul olmadan doğanın bir başlangıç düzeyine göre iyileştirdiği mi, yapılaşmış görüntülerin kötüleştirdiği mi ayrıca belirlenmez. Kalıcı sağlık yararı veya tedavi etkisi çıkarımı da bu verinin dışındadır. Çalışmanın güçlü katkısı, tek bir çekici başlığı üç somut zaman sorusuna açmasıdır. Kaç dakika geçtiği, zamanın nasıl geçtiği ve kısa bir aralığın ne kadar sürdüğü, aynı sorunun üç söylenişi değildir.

Kaynaklar

[1] Berry, M. S., Repke, M. A., Nickerson, N. P., Conway, L. G. III, Odum, A. L. ve Jordan, K. E. (2015). Making Time for Nature: Visual Exposure to Natural Environments Lengthens Subjective Time Perception and Reduces Impulsivity. PLOS ONE, 10(11), e0141030. https://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0141030 . DOI: 10.1371/journal.pone.0141030. Creative Commons Attribution lisanslı özgün araştırma; bu yazı bağımsız bir açıklama ve değerlendirmedir.

ilgili yazılar