ethruna|forum tüm yazılar English ethruna.com

·5 dk okuma·psikoloji

Planlamak ve Yapmak: İki Sürenin Aynı Yönde Gitmesi Gerekmez

2020 Sokoban araştırmasında kişiler arası hız ile koşullu süre ilişkisini ayırın; planlama, uygulama ve toplam süreye dair kanıt sınırlarını görün.

Bir işe başlamadan önce uzun süre düşünen kişinin işi yapması da uzun sürebilir. Bundan, düşünmenin uygulamayı yavaşlattığı sonucu çıkar mı? Hayır; karşılaştırma farklı insanların genel çalışma hızlarını bir araya getiriyor olabilir. Aynı kişinin belirli bir problemde alışıldığından fazla plan yapması ise uygulamanın kısalmasıyla ilişkili olabilir. Bu iki bulgu birbirine karşıt görünse de farklı soruları yanıtlar. Sürelerin ilişkisini anlamak için kimin kiminle, hangi görevde karşılaştırıldığını bilmek gerekir.

Zhaojun Li, Paul De Boeck ve Jian Li’nin 2020 tarihli araştırması, planlama ve uygulama sürelerini bu ayrım üzerinden inceledi. Araştırma, insanların gelecek işlerinin süresini tahmin ettiği bir planlama yanılgısı deneyi değildi. Bir kutu itme oyunu üzerinde gerçekten geçirilen iki süre ölçüldü. Ardından kişiler arasındaki genel hız ilişkisi ile belirli kişi ve görev için kalan süre ilişkisi ayrı istatistiksel düzeylerde ele alındı. Böylece tek bir toplam korelasyonun gizleyebileceği başka bir ilişki araştırıldı. [1]

İlk hamlenin geri alınamadığı oyun

Ölçüm aracı Sokoban’dan geliştirilmiş on görev içeriyordu. Oyuncu bir karakteri hareket ettirerek kutuları hedef yerlere itiyordu. Kutular çekilemiyor, iki veya daha fazla kutu aynı anda itilemiyordu. Görevler, yalnız bir doğru ilk hamle olacak şekilde yeniden düzenlenmişti. Başka bir ilk hareket çıkmaza yol açıyordu. Katılımcılara hamlelerini geri alamayacakları söylendi ve başlamadan önce plan yapmaları önerildi. Görevler için süre sınırı konmadı. [1]

Bu tasarım ilk hamleyi rastgele bir başlangıç olmaktan çıkarır. Oyuncu yalnız ekrandaki en yakın kutuya yönelirse, sonraki hareketleri yapamayacak hale gelebilir. İlk adımı seçerken daha ilerideki durumu düşünmek görevin parçasıdır. Bununla birlikte, araştırmacıların “planlama süresi” diye kaydettiği değer, kişinin zihnindeki bütün planın ayrıntılı kaydı değildir. Görevin başlamasıyla ilk hamle arasındaki zamandır. Uygulama süresi de ilk hamleden tamamlanmaya kadar geçen zamandır.

İlk hamleden sonra kişi düşünmeye devam edebilir. Bu düşünme, kullanılan zaman tanımı gereği uygulama süresinin içinde kalır. Dolayısıyla iki dönem, tüm zihinsel planlamayı ve tüm salt motor hareketi birbirinden kusursuz biçimde ayırmaz. Çalışmayı anlamak için bu operasyonel sınırı korumak önemlidir. Ölçülen ilk dönem bir başlangıç hazırlığı, ikinci dönem ise çözümün tamamlanmasına kadar ilerleme dönemidir; süreçlerin adları, onların zaman sınırlarını değiştirmez.

Başarılı çözümlerin seçildiği örneklem

Başlangıçta bir Çin üniversitesinden 266 öğrenci katıldı. Ana analiz, on görevin tamamını başarıyla bitiren 119 kişinin verisine odaklandı. Bunun nedeni, yanlış hamleyle çıkmaza girilen durumda tamamlanmaya kadar bir uygulama süresinin bulunmamasıydı. Araştırmacılar aynı görevlerin daha azını başarıyla tamamlayan gruplarda da ek analizler yaptıklarını ve temel sonuçların tutarlı kaldığını bildirdi. [1]

Bu kontrol yararlıdır; fakat başarısız denemelerin çözülmüş denemeye dönüşmesini sağlamaz. Çalışmanın başlıca ilişki hesabı, elde tamamlanmış uygulama süresi bulunan verilerden kurulmuştur. Sonuçları bütün oyuncuların her hatasına veya bir işi tamamen bırakma davranışına yayamayız. Gönüllü öğrenci örnekleminden farklı mesleklerdeki insanların genel iş performansı hakkında kesin oranlar çıkarmak da desteklenmez. On oyun görevinin sağladığı kontrollü karşılaştırma, geniş yaşam alanlarıyla aynı kapsamda değildir.

İnsanlar arasındaki yavaşlık ne söyler?

Araştırmacılar, süreleri logaritmik dönüşümden sonra analiz etti. Böylece çok uzun sürelerin dağılımı farklı bir ölçekte ele alındı; sonuçları ham saniye başına sabit bir kazanç gibi yorumlamak uygun olmaz. Üç analiz yaklaşımı kullanıldı: iki karma model yaklaşımı ve bir faktör modeli. Ortak amaç, kişinin genel hızı ile görevin süre gereksinimini, belirli bir çözümde iki dönem arasındaki ilişkiden ayırmaktı. [1]

Kişiler düzeyinde, planlama ve uygulama için genel süre eğilimleri pozitif ilişkiliydi. Başkalarına göre planlaması uzun sürenlerin uygulaması da uzun sürme eğilimindeydi. Bu, genel zihinsel hız varsayımıyla uyumlu bulundu. Ancak modeldeki uyum, ayrı bir hız mekanizmasının doğrudan gözlendiği anlamına gelmez. Daha önemlisi, bu kişiler arası sonuç “bu kişiye daha çok düşünme süresi verirsek uygulaması uzar” sorusunu yanıtlamaz. O soru aynı kişinin koşullarının değişmesini konu alır.

Görevler arasında da benzer bir pozitif ilişki vardı: bazı görevler hem daha çok başlangıç zamanı hem daha çok uygulama zamanı gerektiriyordu. Kaynak, çözüm yolunun uzunluğunu bu ilişkiyle bağlantılı olarak inceledi. Daha uzun bir yolun iki dönemi de uzatabilmesi, planlamanın zararlı olduğuna kanıt değildir. İşlerin farklılığı, sürelerin birlikte değişmesine yol açabilir. İnsanları ve görevleri tek bir karşılaştırmada karıştırmak, bu iki kaynağı ayrı görmeyi zorlaştırır.

Koşulları hesaba katınca görünen ilişki

Kişi ve görev farkları modelde hesaba katıldığında, planlama ile uygulama arasında ortalama negatif koşullu ilişki bulundu. Beklenenden daha fazla başlangıç planlaması, daha kısa uygulamayla ilişkiliydi. İkinci yaklaşım özellikle artık planlama süresini kullandı: kişinin ve görevin genel eğiliminden beklenen süre ile gözlenen süre arasındaki farkı. Buradaki “artık”, boşa harcanmış zaman demek değildir; modelin bu iki genel etkiden sonra kalan değişkenliğe verdiği addır. [1]

İlişkinin bütün görevlerde aynı olduğu da söylenemez. Göreve göre değişim için daha açık destek bulunurken, kişiye göre değişim iki yaklaşımda aynı biçimde desteklenmedi. Faktör modelindeki tek tek görev ilişkilerinin tümü anlamlı ve negatif değildi. Bu ayrıntı, genel sonucun sınırını gösterir: başlangıç düşünmesinin uygulamaya katkısı problem yapısına göre farklı olabilir. Makaledeki ortalama eğilim, herkes için her görevde geçerli bir hızlanma garantisi değildir.

Uygulamanın kısalması, toplamın kısalması değildir

İki dönemin birlikte değerlendirilmesinde başka bir ayrım daha gerekir. Planlama uzarken uygulama kısalsa bile, toplam süre mutlaka azalmaz. Bunun için uygulamadaki azalmanın planlamadaki artışı ne kadar karşıladığını bilmek gerekir. Çalışmanın koşullu uygulama ilişkisi, her ek bekleme saniyesinin toplam işten birden fazla saniye kazandırdığı biçiminde sunulamaz. Başlamadan önce sınırsız beklemeyi öneren bir sonuç da yoktur.

Ayrıca daha uzun planlama süresi katılımcılara rastgele atanmış değildi. Kişiler görev içinde kendi sürelerini oluşturdu; araştırmacılar bunları modelledi. İstatistiksel olarak koşulları hesaba katmak, bütün olası nedenleri deneysel olarak sabitlemekle aynı değildir. Makale bulguları verimli planlamayla uyumlu yorumlar; yine de “zorunlu bekleme kesin hızlandırır” türü bir müdahale kuralı çıkarmak eldeki tasarımı aşar. Planın niteliğiyle yalnız geçen zaman da aynı ölçü değildir.

Kanıta dayalı sonuç, planlama ve uygulama arasında tek bir ilişki cümlesi aramaktan vazgeçmektir. İnsanlar arasındaki genel hız, görevler arasındaki yol farkı ve belirli bir çözümdeki hazırlık payı ayrı bilgi taşır. Bu çalışma plan yapmanın evrensel reçetesini vermiyor; aynı veride pozitif ve negatif ilişkilerin neden birlikte bulunabileceğini somutlaştırıyor. Bir süre bulgusunu okurken önce karşılaştırmanın düzeyini belirlemek, düşünmenin işe yarayıp yaramadığına dair acele bir yargıdan daha sağlam başlangıçtır.

Kaynaklar

[1] Li, Z., De Boeck, P. ve Li, J. (2020). “Does planning help for execution? The complex relationship between planning and execution.” PLOS ONE, 15(8), e0237568. Açık erişim, Creative Commons Attribution; bağımsız anlatım ve yorumla kullanılmıştır. https://journals.plos.org/plosone/article?id=10.1371/journal.pone.0237568

ilgili yazılar